28 Haziran 2019 Cuma
"Eğer bu kritere sahip eş adayınız varsa KAÇIRMAYIN 😉"
"Eğer bu kritere sahip eş adayınız varsa KAÇIRMAYIN 😉"
Yaşam Koçunuz Sevil Tunç İdael Eş Adayının 7 Altın Özelleğini Açıkladı.
Cinsel Vampirler her yerde..
Cinsel Vampirler her yerde..
Aldatanlar grubunun en tehlikelisi aman dikkat et bitanem..
Aldatanlar grubunun en tehlikelisi aman dikkat et bitanem..
Sosyal medyadan duyurdu...
Ece Vahapoğlu'ndan müjdeli haber geldi!
Sunucu, konuşmacı, yazar ve sağlıklı yaşam koçu Ece Vahapoğlu, müjdeli haberi sosyal medya hesabından duyurdu.
Bir yıl önce hayatını Cihan Alpay ile birleştiren Ece Vahapoğlu'ndan, güzel haber geldi. Çift, bebekleri olacağını sosyal medyadan duyurdu.
Güzel haberi sevenleriyle paylaşan Ece Vahapoğlu, fotoğrafının altına; "Göbek değil bebek. Hamileliğimi neredeyse yarıladık.
4,5 AYLIK
Karnımı fark edenlerin özel mesajlarına artık yetişemediğim için bu mutlu gelişmeyi bugün 4,5 aylık halimle paylaşıyorum." notunu düştü.
Sunucu, konuşmacı, yazar ve sağlıklı yaşam koçu Ece Vahapoğlu, müjdeli haberi sosyal medya hesabından duyurdu.
Bir yıl önce hayatını Cihan Alpay ile birleştiren Ece Vahapoğlu'ndan, güzel haber geldi. Çift, bebekleri olacağını sosyal medyadan duyurdu.
Güzel haberi sevenleriyle paylaşan Ece Vahapoğlu, fotoğrafının altına; "Göbek değil bebek. Hamileliğimi neredeyse yarıladık.
4,5 AYLIK
Karnımı fark edenlerin özel mesajlarına artık yetişemediğim için bu mutlu gelişmeyi bugün 4,5 aylık halimle paylaşıyorum." notunu düştü.
Nefes ve Yaşam Koçu İkbal Kaya, “Nefesiniz mucizeniz olsun
Nefes ve Yaşam Koçu İkbal Kaya, “Nefesiniz mucizeniz olsun”Her gün düşünmeden yapmaya devam edilen alışkanlıklar gibi nefesin de bir davranış biçimi olduğunu söyleyen Nefes ve Yaşam Koçu İkbal Kaya, doğru nefes konusunda tavsiyelerde bulundu.
Alışkanlık haline gelen tek tip nefesle rutin ve zorlayıcı bir hayat yaşandığını belirten Nefes ve Yaşam Koçu İkbal Kaya, nefesin hayatı nasıl yaşadığımızı gösterdiğini söyledi. Nefes alışkanlığının değişmesiyle hayatın değişeceğini vurgulayan Kaya, “Bazıları sadece göğüs nefesi alır, bazılarının nefesi karında başlar. Kimi derin nefesler alır, kimi sığ, kimi ise hızlı. Bunlardan sadece birini kabul edip alışkanlık haline getirdiyseniz tek tip nefesle rutin ve zorlayıcı bir hayat yaşıyorsunuz demektir. Hayatınıza bakın, şikayet ettiğiniz, sıkıldığınız yapmak isteyip de yapmadığınız şeyler varsa, nefesinizde aynı tip tekrarlayan bir alışkanlık geliştirmiş olmanız mümkün” diye konuştu.
Nefes bir davranış biçimi ;
Nefes alışkanlığınızın ne olduğunu anlama ve doğru nefes alışkanlığı kazanma konusunda önerilerde bulunan Kaya, yanlış nefes ve öğrenilecek doğru bir nefes tekniği olmadığını, sadece öğrenilmiş disfonksiyonel (bozuk) nefes alışkanlığı olduğunu ifade etti. Tek bir doğru nefes olmadığını belirten Kaya, “Burundan alınan nefes doğrudur, göğüs nefesi yanlıştır diyemeyiz. Bunların hepsi doğru ve yanlış olabilir. Sorun, tek tip nefes alışkanlığını doğru zannederek hayatınızı o alışkanlıkla sürdürüyor olmak. Çocuklukta yaşadığımız deneyimlerden dolayı edindiğimiz nefes alışkanlığını bir ömür boyu kullanarak sürdürmeye devam ediyoruz. Örneğin çocukken bir şeyden korktunuz ve o anda nefesinizi tuttunuz. Nefesinizi tutunca korkunun geçeceğini düşündünüz ve buna inandınız. Suçlamaya gerek yok, kendinizi korumak için yaptınız. İşin aslı, küçük büyük tüm korkularınızda nefesinizi tutmaya başladınız. Kendi kendinize limitleyici bir nefes alışkanlığı geliştirdiniz” dedi.
“Nefesiniz size sizi anlatsın”
Limitleyici nefes alışkanlığı nedenliyle hücrelere yeterli derecede oksijen gitmediğini ve bu nedenle birçok hastalığın ortaya çıktığını söyleyen Kaya, “Algınız bozulmaya başlar. Dikkatinizi toparlayamazsınız. Başınız sebepsiz yere ağrır. Kendinizi hiçbir şey yapmadığınız halde yorgun hissedersiniz. Aslında beyin sapı solunumu mekanik olarak yapıyor. Ancak zihne bir düşünce düştüğünde ve bu düşünce geçmişten gelen bir ‘keşke’ ya da ‘suçluluk’ duyguları ise işin içine nefes giriyor ve solunumu sabote ediyor. Nefes seansları size nefesinizdeki doğru bildiğiniz bozuk nefes alışkanlıklarını gösterir ve yeniden düzenler. En iyisi bir nefes koçuna nefes analizi yaptırın.
Nefesiniz size sizi anlatsın Nefesiniz mucizeniz olsun” diye konuştu. Kaynak: Nefes ve Yaşam Koçu İkbal Kaya, “Nefesiniz mucizeniz olsun”
Alışkanlık haline gelen tek tip nefesle rutin ve zorlayıcı bir hayat yaşandığını belirten Nefes ve Yaşam Koçu İkbal Kaya, nefesin hayatı nasıl yaşadığımızı gösterdiğini söyledi. Nefes alışkanlığının değişmesiyle hayatın değişeceğini vurgulayan Kaya, “Bazıları sadece göğüs nefesi alır, bazılarının nefesi karında başlar. Kimi derin nefesler alır, kimi sığ, kimi ise hızlı. Bunlardan sadece birini kabul edip alışkanlık haline getirdiyseniz tek tip nefesle rutin ve zorlayıcı bir hayat yaşıyorsunuz demektir. Hayatınıza bakın, şikayet ettiğiniz, sıkıldığınız yapmak isteyip de yapmadığınız şeyler varsa, nefesinizde aynı tip tekrarlayan bir alışkanlık geliştirmiş olmanız mümkün” diye konuştu.
Nefes bir davranış biçimi ;
Nefes alışkanlığınızın ne olduğunu anlama ve doğru nefes alışkanlığı kazanma konusunda önerilerde bulunan Kaya, yanlış nefes ve öğrenilecek doğru bir nefes tekniği olmadığını, sadece öğrenilmiş disfonksiyonel (bozuk) nefes alışkanlığı olduğunu ifade etti. Tek bir doğru nefes olmadığını belirten Kaya, “Burundan alınan nefes doğrudur, göğüs nefesi yanlıştır diyemeyiz. Bunların hepsi doğru ve yanlış olabilir. Sorun, tek tip nefes alışkanlığını doğru zannederek hayatınızı o alışkanlıkla sürdürüyor olmak. Çocuklukta yaşadığımız deneyimlerden dolayı edindiğimiz nefes alışkanlığını bir ömür boyu kullanarak sürdürmeye devam ediyoruz. Örneğin çocukken bir şeyden korktunuz ve o anda nefesinizi tuttunuz. Nefesinizi tutunca korkunun geçeceğini düşündünüz ve buna inandınız. Suçlamaya gerek yok, kendinizi korumak için yaptınız. İşin aslı, küçük büyük tüm korkularınızda nefesinizi tutmaya başladınız. Kendi kendinize limitleyici bir nefes alışkanlığı geliştirdiniz” dedi.
“Nefesiniz size sizi anlatsın”
Limitleyici nefes alışkanlığı nedenliyle hücrelere yeterli derecede oksijen gitmediğini ve bu nedenle birçok hastalığın ortaya çıktığını söyleyen Kaya, “Algınız bozulmaya başlar. Dikkatinizi toparlayamazsınız. Başınız sebepsiz yere ağrır. Kendinizi hiçbir şey yapmadığınız halde yorgun hissedersiniz. Aslında beyin sapı solunumu mekanik olarak yapıyor. Ancak zihne bir düşünce düştüğünde ve bu düşünce geçmişten gelen bir ‘keşke’ ya da ‘suçluluk’ duyguları ise işin içine nefes giriyor ve solunumu sabote ediyor. Nefes seansları size nefesinizdeki doğru bildiğiniz bozuk nefes alışkanlıklarını gösterir ve yeniden düzenler. En iyisi bir nefes koçuna nefes analizi yaptırın.
Nefesiniz size sizi anlatsın Nefesiniz mucizeniz olsun” diye konuştu. Kaynak: Nefes ve Yaşam Koçu İkbal Kaya, “Nefesiniz mucizeniz olsun”
Yaşam koçu oldu
Mankenlik ve fotomodellik yaptığı dönemlerde dünya vücut güzeli seçilen Lara Surol, mesleğini bıraktı.
Şu sıralar Bodrum'da tatil yapan Surol, artık güzellik ve sağlıklı yaşam koçu olduğunu söyledi.
Şu sıralar Bodrum'da tatil yapan Surol, artık güzellik ve sağlıklı yaşam koçu olduğunu söyledi.
Kendime mesaj
Sevil Tunç tan mesaj var
Yaşam Koçunuz Sevil Tunç diyor ki ;
Her nereyi düşlüyorsan, oraya aitsin.
11 Haziran 2019 Salı
Son yılların yükselen mesleği 'Koçluk'
Profesyonel Koç Aruca, Koçluğun bireyin belirli hareketlerinin sonucu olarak kendi isteği ile başlattığı değişimi temel alan, kişisel ve mesleki büyüme ve gelişmeyi destekleyen bir meslek olduğunu söyledi.
İş ve özel hayatlarında daha başarılı olmak isteyen insanlarla çalışanların verimliliğini arttırmak isteyen şirketlerin en çok başvurduğu "Koçluk", son yılların yıldızı parlayan mesleği oldu.
Bireylerin aşmakta zorluk çektikleri engelleri görmelerine yardımcı olan ve birçok konuda farkındalık kazandıran Koçluk, son yıllarda yaşam koçu, ilişki koçu, kariyer koçu, öğrenci koçu, aile koçu olarak danışan kişi ve kurumlara profesyonel hizmet vererek, kişilerde farkındalığın artmasına yardımcı oluyor.
Profesyonel Koç Başak Gezgin Aruca, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Koçun, danışanının değişim sürecine rehberlik ederek, onların hem kişisel hem de profesyonel alandaki potansiyelini açığa çıkarmaya yardımcı olduğunu söyledi.
Koçun, danışanın hedefleri doğrultusunda görüşmeler yapıp mevcut durumunu ve beklentilerini tespit ettiğini aktaran Aruca, "Öncelikli olarak güçlü yönlerini, becerilerini ve motive edici etkenlerin açığa çıkmasını sağlar. Hedefler doğrultusunda öncelikler belirlenir ve görüşmeler planlanır." dedi.
Aruca, Koçun öncelikle iyi bir dinleyici olması gerektiğini dile getirerek, "Koç, danışanın söylemediklerini duymak ve söylenmeyeni duymakla ilgilenir. Açık uçlu sorular sorar, danışanı takdir eder. Güven ve samimiyetin olduğu bir ortam inşa edilir. Danışanın öğrenme şekline, algılama seviyelerine saygı duyulur. Danışanla bilinçli ve doğal bir ilişki kurulur. Koç, danışanıyla kurduğu iletişimde daha çok anlama, farkında olma ve açıkça ifade edebilme becerileri için sorgulamaya başvurur." diye konuştu.
"Koçluk terapiden farklı"
Koçluğun terapiyle aynı şey olmadığına dikkati çeken Aruca, şunları kaydetti:
"Koçluğu terapiden ayıran birkaç yön vardır. Koçluk, bireyin belirli hareketlerinin sonucu olarak kendi isteği ile başlattığı değişimi temel alan, kişisel ve mesleki büyüme ve gelişmeyi destekleyen bir meslektir. Sonuçlar kişisel ya da mesleki başarı ile ilişkilidir. Koçluk hep ileriye doğru hareket eder ve gelecek odaklıdır."
"Değişim için 6-12 ay yeterli"
İş ve özel hayatlarında daha başarılı olmak isteyen insanlarla çalışanların verimliliğini arttırmak isteyen şirketlerin en çok başvurduğu "Koçluk", son yılların yıldızı parlayan mesleği oldu.
Bireylerin aşmakta zorluk çektikleri engelleri görmelerine yardımcı olan ve birçok konuda farkındalık kazandıran Koçluk, son yıllarda yaşam koçu, ilişki koçu, kariyer koçu, öğrenci koçu, aile koçu olarak danışan kişi ve kurumlara profesyonel hizmet vererek, kişilerde farkındalığın artmasına yardımcı oluyor.
Profesyonel Koç Başak Gezgin Aruca, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Koçun, danışanının değişim sürecine rehberlik ederek, onların hem kişisel hem de profesyonel alandaki potansiyelini açığa çıkarmaya yardımcı olduğunu söyledi.
Koçun, danışanın hedefleri doğrultusunda görüşmeler yapıp mevcut durumunu ve beklentilerini tespit ettiğini aktaran Aruca, "Öncelikli olarak güçlü yönlerini, becerilerini ve motive edici etkenlerin açığa çıkmasını sağlar. Hedefler doğrultusunda öncelikler belirlenir ve görüşmeler planlanır." dedi.
Aruca, Koçun öncelikle iyi bir dinleyici olması gerektiğini dile getirerek, "Koç, danışanın söylemediklerini duymak ve söylenmeyeni duymakla ilgilenir. Açık uçlu sorular sorar, danışanı takdir eder. Güven ve samimiyetin olduğu bir ortam inşa edilir. Danışanın öğrenme şekline, algılama seviyelerine saygı duyulur. Danışanla bilinçli ve doğal bir ilişki kurulur. Koç, danışanıyla kurduğu iletişimde daha çok anlama, farkında olma ve açıkça ifade edebilme becerileri için sorgulamaya başvurur." diye konuştu.
"Koçluk terapiden farklı"
Koçluğun terapiyle aynı şey olmadığına dikkati çeken Aruca, şunları kaydetti:
"Koçluğu terapiden ayıran birkaç yön vardır. Koçluk, bireyin belirli hareketlerinin sonucu olarak kendi isteği ile başlattığı değişimi temel alan, kişisel ve mesleki büyüme ve gelişmeyi destekleyen bir meslektir. Sonuçlar kişisel ya da mesleki başarı ile ilişkilidir. Koçluk hep ileriye doğru hareket eder ve gelecek odaklıdır."
"Değişim için 6-12 ay yeterli"
Engelsiz yaşam koçu
Engelsiz yaşam koçu
ANTALYA'NIN Gazipaşa ilçesinde doğuştan iki kolu olmayan gencin azmi ve yaşam mücadelesi görenleri hayrete düşürüyor. Her gün düzenli olarak spor yapan Volkan Oğuz, günlük tüm işlerini de başkasına ihtiyaç duymadan yapabiliyor. Kış günlerinde bile ayakları ile yazı yazabilmek için çorap giymeden gezen ve üniversiteyi bitiren genç, bugüne kadar çok sayıda okul ve toplantıda seminerler verdi. Yaşamındaki tüm olumsuzluklara rağmen asla pes etmediğini belirten Oğuz, Gazipaşa Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi'nde verdiği seminerde yaşadıklarını anlattı.
ŞÜKRETMEYI BILIN
Oğuz, "Yaşamım boyunca 2 kez pes etme noktasına geldim. Ya pes edecektim, ya da mücadele edecektim. Ben mücadele etmeyi seçtim ve hep şükrettim" dedi.
Dijital alemin yaşam koçu: SEO
Şirketlerin 24 saat açık dükkanı haline gelen web sitelerinin yönetilmesi zorunluluğu yeni bir meslek doğurdu. SEO unvanıyla anılan işin uzmanları, sitenizden en iyi performansı almanız için çalışıyor. Onlar, bir bakıma, dijital alemdeki yaşam koçunuz. Son yıllarda popüler olan meslekte kazanç, 10 bin lirayı buluyor.
Geleceğin mesleği olarak gösterilen ancak hakkında çok az şey bildiğimiz SEO’luk, aylık 10 bin lirayı bulan kazancı ile dikkat çekiyor. CEO ile karıştırmayın. İngilizce bir kelime olan SEO’nun (Search Engine Optimization) açılımı ülkemizde ‘arama motoru optimizasyonu’ olarak geçiyor. Bir bakıma, dijital alemdeki yaşam koçunuz.
İNTERNET SİTENİZİ YÖNETİYOR
Peki nedir bu iş? En basit anlatımıyla onlar, internet sitelerini yönetip, ilgilisine danışmanlık yapıyor. İstekleriniz doğrultusunda web adresinizden en iyi performansı sağlamanız ve hedef kitleye ulaşmanız için çalışıyorlar. Malumunuz artık internet siteleri, firmalar için 24 saat açık dükkan durumunda. Oradaki görseller ve sunulan hizmet kalitesi işletmenizin kurumsallığını gösteriyor. Olaya sadece şirketler açısından da bakmayın, sosyal medya hesabı veya blogu olmayana kız verilmeyen bir dönemden geçiyoruz. Hal böyle olunca, herkesin site kurduğu ve yüz binlerce benzer içeriğin bulunduğu sanal alemde sıyrılıp dikkat çekmeniz hatta fenomen olmanız zor. İşte SEO’lar kitlelere ulaşmanıza yardımcı oluyor. Alan adı, hosting’i temin ettiniz, sonrasında siteyi de kurdunuz diyelim. Yani artık nur topu gibi bir web siteniz olsa da, arama motorunda görünmek için ilan vermeniz gerekli.
EN İYİ PERFORMANSI VADEDEN DANIŞMAN
‘Parasıyla değil mi kardeşim’ demek yetmiyor çünkü doğru kelimeleri kullanmazsanız yine de üst sıralarda yer bulamazsınız. Blogunuzda gezi yazısı yazdığınızı düşünelim, ‘İtalya’da gidilecek yerler’, ‘Karadeniz turu’, gibi bazı kelimeleri girmelisiniz ki vatandaş arama yaptığında size ulaşabilsin. Anlayacağınız çoğumuzun aklının ermediği kafa karıştıran mobil dünyada kendinize bir danışman tutuyorsunuz. Kimi internet sitenizi kurarken, kimi de halihazırda var olandan en iyi verimi sağlamanız için size yardımcı oluyor. Web kullanımı, içeriği, resim, video, varsa takipçi sayısı artırımı, satışları yükseltme taktikleri gibi dijital dünyaya ait reçete sunuyorlar. Siz de kabul ederseniz süreç başlıyor.
Karnınızdaki bebeğinizle mutlaka konuşun
"Bilinçaltı gelişimi anne karnında başlar" diyen yaşam koçu Sevil Tunç'tan anne adaylarına uyarılar.
Londra'da, BBNLP (British Board Of NLP) ve GOE (The Guild Of Energists) adlı kurumlardan Yaşam Koçluğu, NLP ve EFT eğitimleri alan Sevil Tunç, bilinçaltı temelinin anne karnında atıldığını ileri sürüyor. Yaşam koçu Tunç, “Bilinçaltımız korku, ön yargı ve eğilimlerimizin oluşarak yönetildiği yerdir. En stratejik bilinçaltı gelişim dönemi hamileliktir. Çünkü bebeğe dünyayı ilk defa anne tanıtır” diyor.
ANNE, GÜVEN DUYGUSU AŞILAR
Bebek için anne karnının, bilinçsel, duygusal ve fiziksel olarak yoğunlaştırılmış süper bir gelişim merkezi olduğunu vurgulayan Tunç, şöyle konuşuyor:
“Hamilelikte anne, bebeğin ve hamileliğin etkisiyle farklı duyguların yaşandığı bir döneme girer. Annenin hamilelik sürecinde yaşadığı en güçlü duygu, sahiplenme duygusudur. Bunun bebekteki karşılığı ise güven duygusudur. Bu dönemde bebeğin yaşadığı her şey anneden gelen güven duygusu temelinde gerçekleşir. Bu yüzdendir ki normal hayatta, güvenli yaşam alanı en öncelikli ihtiyacımızdır.”
BEBEĞİN KARINDAKİ İLK TEKMELERİ
Anne karnında bebeğin bilinç ve sinir sistemi gelişimiyle birlikte, anne ile arasında duygusal etkileşimlerin de başlamış olduğunu anlatan Sevil Tunç, sürdürüyor konuşmasını:
“Bu dönemde annenin, karnındaki bebeği fiziksel olarak geliştirmekle kalmayıp aynı zamanda bilinçsel ve duygusal olarak da geliştirmektedir. Bu dönemde anneyi dışarıdan gören göz, annenin pasifleştiği, çekingen olduğunu görür. Bu duygu durumunu aslında bebeğinizin karnınızı ilk tekmelemesidir. Sizi ve dış dünyayı hissediyor, sizin gözünüzden görüyor ve siz de onun bu ilk karşılaşmadaki duygu halini tüm benliğinizde hissediyorsunuz. Çoğu anne ve baba adayı, bu dönemi gereksiz duyulan endişelerle ve huzursuzluklarla geçirir. Bebeğin dış dünyayı tanıması ilerledikçe annenin duygu karmaşıklığı da azalacaktır.”
DUYGU DALGALANMALARI
“Dünyayı ilk tanıtan rehber, annedir. Bebek dünyayı ilk defa annenin penceresinden görür ve bu da annede duygu dalgalanmalarına sebep olur. Bu dönem bebeğinizle en çok konuşmanız gereken dönemdir. Her duygu dalgalanmasında ona yaşanan durumu tanıtın ve anlatın. Bu süreç bebeğin bilinçaltı şekillenme sürecidir. Anne, bebeğine ne kadar pozitif duygu ve güven aşılarsa bebeği doğumdan sonra ve hayatının belki de tamamında o kadar güçlü birey olabilecektir. Çünkü ilk temeller bu dönemde atılmaktadır ve bundan sonra gelecekler o temellerin üzerine eklenecektir.”
Sevil Tunç tan Kitabında Yer Verdiği " Kendime Mesaj "
Hayat yolculuğu
Sevil Tunç'tan Kendime Mesaj. Yazar ve Kişisel Gelişim Uzmanı yazar, bir farkındalık sinyali olarak kişinin kendi içinde başlayan yolculuğunun ilk adımını temsil ediyor. Yazar, kitabında “Yaşanılan her olayın kişinin iç dünyasında kendine mesaj olarak algılaması ve yorumlamasıdır”derken kişinin hayat yolculuğunda yalnız olmadığını bu yolculuğa tüm soyuyla devam ettiğini ve soydan gelen bilgilerin DNA ile taşınarak bilinçaltında bulunduğunu belirtiyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




