28 Ekim 2019 Pazartesi

Belediyeden, kadın günlerine diyetisyen ve güzellik uzmanı hizmeti

Yeni Mahalle’de ikamet eden Emine Demirdal’ın ev sahipliğinde gerçekleşen ilk gün ziyaretine; Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Keşan Belediyesi Sağlık Birimi Sorumlusu Eylem Akdemir, Diyetisyen Emre Can Karakaşlı, Yaşam Koçu ve Güzellik Uzmanı Eylem Tosyalı ile kadınlar katıldı.

Keşan Belediyesi olarak vatandaşların her anında yanı başında ve onlara destek olmak için çalıştıklarını belirten Belediye Başkanı Helvacıoğlu, “Biz belediye olarak sağlığın her şeyden önce geldiğinin farkındayız. Belediye olarak vatandaşımızın sağlığını korumak ve yaşam kalitesini artırma amacındayız. İlçemizde yaşayan vatandaşların sağlığını da en az yaptığımız fiziki yatırımlar kadar önemsiyoruz. Vatandaşlarımızın sosyalleşirken beslenme problemi yaşamamalarını istiyoruz. Ayrıca güzellik ve bakım ile yaşam koçu alanlarında da kadınlarımıza günlerde bilgilendirmeler yapacağız.” dedi.

Mustafa Helvacıoğlu’ndan sonra söz alan Diyetisyen Emre Can Karakaşlı, amaçlarının vatandaşlarının günlerde daha sağlıklı beslenmesi konusunda bilinçlendirmek olduğunu belirterek, “Kadınlarımıza günlerde yapılan yemeklerin ileriye doğru ne gibi hastalıklara neden olabileceğini anlatıyoruz. Var olan hastalıklarını tıbbi beslenme ve diyet ile tedavisini gerçekleştireceğiz. Ayrıca amacımız günlerde obeziteye dikkat çekip, fiziksel aktiviteleri artırmak ve daha kaliteli bir yaşama teşvik etmek olacak. Hareketlilik ve su tüketimi çok önemli.” diye konuştu.

Günde, Güzellik Uzmanı ve Yaşam Koçu Eylem Tosyalı da kişisel bakımın; kişinin çevresi ve yakınlarıyla kurduğu ilişkilerde önemli rol oynayan aynı zamanda hayatın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesini sağlayan başlıca etmenlerden olduğunu ifade etti ve şunları söyledi: “Günde kadınlarımıza hava şartlarından ve dış etkenlerden ciltlerini nasıl korumaları gerektiğine dair bilgiler paylaşıyoruz. Ayrıca yaşam koçluğu çerçevesinde insanlarının genel yaşam standartlarını yükseltmeyi hedefleyen ve bunu yaparken akıl vermek yerine kendi potansiyellerinin farkına varmalarını amaçlıyoruz. Bizim yaptığımız kadınlarımızla bir nevi yol arkadaşlığı. Biz de kadınlarımızla yaptığımız görüşmelerde onların isteklerini, kendi potansiyelleri ve ivmeleri doğrultusunda yol haritası çıkaracağız. Yol arkadaşlığımız ile değişim ve dönüşüm kendiliğinden gelecektir.”

Keşan Belediyesi’nin günlerde diyetisyen ve güzellik uzmanı hizmetinin davet üzerine belirlenecek programlar dahilinde süreceği ve Keşan Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğü’nden gerekli bilgilerin alınabileceği dile getirildi. 

DIŞ TİCARETTE YENİ ROTAMIZ: AFRİKA

Yıldırım: GTO olarak ihracatta bir Gaziantep Modeli oluşturmaya çalışıyoruz.

Gaziantep Ticaret Odası (GTO) geçtiğimiz gün önemli bir toplantıya ev sahipliği yaparak 5 Afrika ülkesindeki ticaret müşavirlerimiz ile üyelerini bir araya getirdi.

T.C. Ticaret Bakanlığı Dış Temsilcilikler ve Uluslararası Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Cem Topbaş, Gana, Nijerya, Güney Afrika, Etiyopya ve Cezayir ticaret müşavirlerinin Gaziantepli ihracatçılarla buluştuğu toplantıda; Afrika pazarı, dış ticarete dair ipuçları ve tüm detaylar masaya yatırıldı.

Toplantıda "Gaziantep'in ekonomik gücünün ve Türkiye ekonomisi için öneminin herkes farkında." diyen GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, kentimizin ticari kültürü, çalışkanlığı ve üretkenliğiyle ülke ekonomisinin en güçlü aktörlerinden biri olduğunu vurguladı.

Gaziantep'in ilmek ilmek dokuyarak bugünlere geldiğinin altını çizen Yıldırım şunları söyledi:

"Yaklaşık 7 milyar dolarlık ihracat rakamımız ile en fazla ihracat yapan 6. kentiz… Ancak gönlümüzdeki sıramız daha farklı. İstanbul dışında diğer şehirlere baktığımızda net bir şekilde görülüyor ki otomotiv, savunma sanayi gibi alanlarda devlet yatırımları ve uluslararası yatırımlar mevcut. Biz herhangi bir teşvik almadan, yatırım desteği almadan yalnızca kendi alın terimizle, çabamızla, çalışma azmimizle bu kadar ihracatı gerçekleştiriyor, ticarette örnek bir kent oluyoruz. Bu sebeple görünürde 6. kent konumunda olabiliriz ama bize göre ilk üç içerisindeyiz. Her zaman dile getirdiğim gibi bir kez daha yinelemek istiyorum. Gaziantep ve bu bölgeye özel bir teşvik-destek sistemi getirilmelidir. Biz bu kadar çabalarken, onca zorluğa, yanı başımızdaki savaşa, mülteci sorununa rağmen yılmadan üretmeye devam ediyorsak bir desteği de hak ettiğimizi düşünüyoruz. Ticari hayatımıza nefes aldıracak, itici güç olacak, işlerini kolaylaştıracak bir destek istiyoruz. Unutulmamalıdır ki Gaziantep buğday başağı gibidir. Siz ona bir verirsiniz, karşılığında bin alırsınız…"

Şehrimizin mevcut potansiyelini artırmak, ihracat başarısını sürdürülebilir kılmak ve daha da geliştirmek adına Gaziantep Ticaret Odası olarak ihracatta bir Gaziantep Modeli oluşturmak için birçok çalışmaya imza attıklarını ifade eden Başkan Yıldırım, "Hani son yıllarda çok yaygınlaşan bir meslek var: KOÇLUK… Kimi beslenme koçu oluyor, kimi yaşam koçu, kimi eğitim koçu oluyor. Biz de kurum olarak üyemizin ticari yaşamındaki koçu olmaya gayret ediyoruz." dedi.

Yıldırım: Yeni bir keşfe çıkmaya karar verdik

Yürüttükleri çalışmalarla amaçlarının henüz adım atmadıkları 15 ülkeye gitmek ve ulaşılan mevcut pazarlardaki güçlerini artırmak olduğunu söyleyen Yıldırım, yeni bir adım olarak yeni pazarları keşfe çıkmaya karar verdiklerini belirtti.

Gaziantep ihracatının %58'inin 10 ülkeye yapılıyor oluşunun risk içerdiğini ekleyen Yıldırım açıklamalarına şöyle devam etti:

"Dolayısıyla yumurtaların hepsini tek sepete koymamalı, fırsat vadeden pazarlara yönelmeliyiz. Bu kapsamda Afrika ülkelerini mercek altına alıyoruz. Üretim gücü ve kabiliyeti düşük ama bir o kadar da kalabalık bir coğrafya. Afrika ile Türkiye arasındaki ticari ilişkiye, bugün konuşacağımız 5 ülke özelinde bakacak olursak rakamlar önümüzde büyük bir potansiyel olduğunu gösteriyor. 2018 yılında Türkiye'nin bu ülkelere ye olan ihracatı 3,5 milyar dolar. Bunun %4'ünü ise Gaziantep gerçekleştirmiş. Gaziantep 7 milyar dolarlık ihracatının yüzde 2'sini bu 5 ülkeye yapmış. Bizim gibi sektör çeşitliliği olan, ticari kabiliyeti yüksek bir şehir için bu rakamlar yeterli değil."

Firma temsilcilerin yoğun bir katılım gösterdiği, GAP Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Tuncay Bayraktar ve Ticaret Bakanlığı Gaziantep Serbest Bölge Müdürü Metin Şen'in de katıldığı toplantıda, Güney Afrika Cumhuriyeti Ticaret Müşaviri Demet Işıl Karakurt, Cezayir Ticaret Müşaviri Bahadır Erkan, Etiyopya Ticaret Müşaviri Sedat Erdoğdu, Nijerya Ticaret Müşaviri Onur Akgül ve Gana Ticaret Müşaviri M. Buğra Karamış sunum gerçekleştirdi.

Sunumların ardından GTO üyeleri, Afrika pazarı ve mevcut fırsatlar hakkında ataşelerle ikili görüşmelerde bulundu.

Eş Adayı için 7 Hayati Özellik

Neden düzgün bir eş adayı yok? 

Yada artık evlenecek insan çok az diyorsanız. İşte size dikkat etmeniz gereken hayati kriterler.

Bu kriterlere sahipseniz, hem sosyal yaşamınızdaki kişilerde hemde eş adayınızda bunları arayacaksınız. Bu kriterlere sahipseniz veya bunlara göre bir hayat dizayn ederseniz huzur ve mutluluğa sahipsiniz demektir. Yok değilseniz, çok stresli ve mutsuz bir hayatı yaşamaya mahkumsunuz demektir.
Size kendini beğendirmeye çalışan eş adayınızı bu 7 kriter temelinde gözlemleyin ve onu bu kriterlere göre puanlayın.


1- Hakkaniyet

Kadın olsun, erkek olsun insanın kalitesi şartlara göre değişip değişmediğiyle ilgilidir. Eğer kişiliğin bir omurgası var denseydi, bunun adı KUL HAKKINA SAYGI olurdu.

Çünkü bu tüm erdemlerin temelidir. Yani kul hakkı yiyen bir kişiyseniz ve hayat felsefeniz bunun üzerine kuruluysa çöpsünüz demektir ve eşinizi çöplükte bulacaksınızdır. Çünkü hakkaniyeti olmayan eş adayı sizinde hakkınızı yemekten çekinmeyecektir. Eş adayınızın iş ve özel hayatına bakın, kul hakkı yiyorsa kaçın


2- Adalet 

Adalet, bir ilişkinin sigortası olduğu gibi 2  adil kişinin en kötü koşullarda bile uzlaşması ve birbirine empatiyle bakması için zemindir. Adil kişi her koşulda ilişkilerinde hakkı gözetir. Eş adayınızın hayatına bakın ne kadar adil?


3- Saygı

Adalet saygıyı doğurur. Ve saygı içsel bir kavramdır. Saygınlığı olmayan kişilerde saygı göremezsiniz. Çünkü testi içinde ne varsa dışına da onu sızdırır.

Yani siz saygıya sahipseniz, saygınlığı olmayanlarla muhattap olamazsınız. Siz saygınlığınızla saygısızları itersiniz, onlarda sizin saygınlığınız karşısında ezilirler. Her iki taraf birbiri için iticidir. Çünkü sizin saygın bir kişi olmanız, saygınlığı olmayan birini baskılamanız anlamına gelir.

Bu da yakın bir zamanda küfür yiyecek, hakarete uğrayacaksınız demektir             

Yani ilişkiniz aslında bitmiştir..Eş adayınızın arkadaşlarına bakın saygınlar mı?


4- Merhamet 

Kendinden zayıflara, küçüklere, yaşlılara, düşkünlere, fakirlere, kendine hizmet verenlere veya çalışanlarına, hayvanlara, bitkilere merhamet etmeyenler hastadır. Eğer sizde hasta değilseniz uzak durun. Bu hastaların sosyopat veya psikopat olma ihtimalleri yüksektir. Eş adayınızı test edin.


5- Sevgi 

Sevgi ışık gibidir. Ya güneş gibi ışığı ısıtır yada ay gibi sadece ışık yansıtır.

Yani sevgi vermek için  güneş olmanız gerekir.

Sadece ışık yansıtmak gibi yapmacık sevgide yansıtabilirsiniz , ama sonucu hep hüsran olacaktır.

Ben sevgimi belli edemiyorum diyorsa eş adayınız, soyundan gelen özürlü bir gen veya çocukluğundaki bir travmanın etkisinde olabilir tedavi ettirin.

Çünkü sevgi almak ve vermek insan için nefes almak kadar önemli bir ihtiyaçtır. Bu tipte gördüğünüz her insana acıyın ve yardım edin..


6- Konuşabilen 

Dinleyebilen, paylaşabilen çok önemli iki unsur.

Hele ki konu ne olursa olsun Konuşmak ikili ilişkilerin vazgeçilmezi..

Karşınızdaki kişi konuşamıyorsa uzaya gönderin.

Onu derin sessizliğinin içine atın gitsin…

Fakat konuşma özürlü insan seviyorum diyorsanız ki sanmıyorum ama olabilir sizinde tedaviye ihtiyacınız var demektir..


7- Samimiyet

Samimiyet saygı gibi, sevgi gibi, kul hakkına riayet gibi bir yaşam  biçimidir. Samimi değilseniz  riyakar ve sahtekarsınızdır.

Samimiyet yoksa, ya ne istediğinizi bilmiyorsunuzdur yada bilinmesini istemediğiniz bir gündeminiz vardır ve insanlara rol yapıyorsunuzdur..

Eş adayınıza iyi bakın, size veya çevresine karşı samimi değilse kandırmakla, sahte davranışlarla mutlu oluyorsa, KAÇIN O HASTANIN YANINDAN… Eş adayı aranırken kriterler bunlar olmalı.

Katı, yatı olan adam istiyorum veya sexi kadın istiyorum motivasyonuyla eş aranmaz.

Bunları arayan insanların bulacağı şey sadece mutsuzluk olacaktır. Unutmayın geleceği bugün yaptığınız tercihler oluşturacaktır..

Yaşam Koçu Sevil Tunç

24 Ekim 2019 Perşembe

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ İŞBİRLİĞİYLE DÜZENLENİYOR

Kişisel gelişim okulu, yeni yaşam koçları yetiştiriyor
PaylaşTweetlePaylaşPaylaşPaylaşYazdırYazıyı BüyütYazıyı Küçült
Kişisel gelişim okulu, yeni yaşam koçları yetiştiriyor

Gaziantep'in en gözde kişisel gelişim merkezi olan Resort Danışmalık, yeni yaşam koçları yetiştirmeye devem ediyor.

Gaziantep'in en gözde kişisel gelişim merkezi olan Resort Danışmalık, yeni yaşam koçları yetiştirmeye devem ediyor. 21 Ekim'de düzenlenecek sertifika programının hazırlıklarını yapan firma ile tanışan kursiyeler, yaşam koçluğu hizmeti ile başarıya ve mutluluğa giden kapıları aralıyor.

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ İŞBİRLİĞİYLE DÜZENLENİYOR

Resort Danışmanlık sahibi Kişisel Gelişim Uzmanı Hacer Bülbül, Yeditepe Üniversitesi'ne bağlı İstanbul NLP işbirliğiyle düzenlenen sertifika proğramının devam ettiğini ve 21 Ekim'de düzenlenecek sertifika programının hazırlıklarını yaptıklarını ifade etti.

İNANANMAK TÜM ZOR KAPILARI AÇAR

Kişisel Gelişim Uzmanı Hacer Bülbül, Psikoloji ile yaşam koçluğunun pek bir ilişkisi olmadığına dikkat çekerek, ''

"Yaşam koçu kişisel gelişime yönelik bir meslektir. Psikolojik olarak danışmaya gelen hastaları biz doğrudan psikiyatri ve psikoloğa gönderiyoruz. Resort danışmanlıkta her şey asla ama asla para olamaz. Biz gerçekten iyi bir sonuç alacağımıza inandığımız insanlara zaman ayırıyoruz. Önemli olan inançlı olması gerek. Bir işe yaramayacak mantığı ile başlanılan yolda ne enerji harcarsanız harcayın sonuca ulaşamazsınız. Abartı olmasın ancak bana gelip de bu zamana dek fayda görmeyen insan yoktur. Ben fazlasıyla mükemmeliyetçiyim. Yaşam koçu yönetmez, yönlendirmez güçlü soru sorma sanatıdır yaşam koçluğu. Her zaman şunu diyoruz: bir daha denesen ne kaybedersin ki. Bunu sorularla yapıyoruz" açıklamalarına yer verdi.

Yaşam Koçuna İhtiyacımız Var mı?

Yaşam Koçuna İhtiyacımız Var mı?Son zamanlarda yaşam koçu kelimesini çok fazla duyar olduk ancak bazılarımızın neden yaşam koçuna ihtiyaçları olacaklarını bilmediklerini fark ediyoruz

A+A-Son zamanlarda yaşam koçu kelimesini çok fazla duyar olduk ancak bazılarımızın neden yaşam koçuna ihtiyaçları olacaklarını bilmediklerini fark ediyoruz. Bunun için bizde bu konuyu yaşam koçu Gülüstan AYTUN ile değerlendirelim istedik. Öncelikli olarak yaşam koçu nedir? Bunun kısaca tanımını yaparak başlayalım.Yaşam koçu insana ayna tutup, içindekileri kabul edip yaşamda nerede kaldığına takılmadan anın fark edilmesini sağlamaktır. Yani yaşam koçluğunda hedef yaşamın sorumluluğunu almak şeklinde ifade edilebilir.

İnsanlar evrende birbirine bağlı bir halka gibidir bunun için herkesi bütünün bir parçası olarak ele almalıyız. Başka insanlarda gördüklerimiz bizim içimizde de var olan şeylerdir. Yani bir başkasında gördüğün zaman yadırgamış olduğun gölge aslında senin de yansımandır. İşte bunu bilmek ve kabul etmek bu yolculuğun hakkını vererek devam edebilmeni sağlayacaktır.Bir örnek vermek gerekirse sesiniz dağda nasıl dönüp dolaşıp size geliyorsa işte evrene bıraktıklarınız da öyle dönüp dolaşıp yine seni buluyor. Yaşam öyle bir şeydir ki zaman içerisinde ne olması gerekiyorsa hepsi olur ve hiçbir şeyde bir tesadüften ibaret değildir.  Yani bir çiçeğin üzerine basa basa onu meyveye dönüştüremezsin. Hayatta işte böyledir emek vermeden hiçbir şeye ulaşamazsın. Çekiştirerek sıkıştırarak gelişim sürecinizi de hızlandırman mümün değildir. Peşinden koştuğun şeyler aynı hızda senden kaçarken ne yapman gerektiğini bilmediğin zaman kendi kendine yorulmaktan öteye de gidemezsin.İlginizi Çekebilir : İlişki koçuYaşam bu kadar hızla akıp giderken yaşamın peşinde koşarak esiri olmak yerine sen zihnini yönetmeyi öğrendiğinde artık bu oyun kendini de fark ettirmeye başlayacaktır. 

22 Ekim 2019 Salı

Aldatmanın Kimyası Çözüldü

Aslında ilişkide ki tarafların her ikisinin eşit uzağındaki bir yasak elma macerası gibi görünse de genelde bu bilimsel temelli bir sorundur.

Günümüzde yaşanan ilişkilerin önemli bir oranı aldatmaya meyilli ilişkilerdir.

Normal insanlarda aldatmanın çok çeşitli sebepleri olsada aslında geneli karşılıklı katlanmaya dönüşmüş ilişkilerin problemidir. Bunun yanında yeme içmeye duyulan ihtiyaç gibi aldatmaya ihtiyaç duyanlarda vardır.

Her ilişki aslında elektrokimyasal bir reaksiyondur.

Her ilişkinin vücut içinde bilimsel bir temeli vardır. Biz normal olarak birbirimizi gördük, beğendik ve evlendik sanırız. Ancak vücut içinde bunun önce elektriksel sonrada kimyasal bir karşılığı vardır.

İnsan vücudunun ortalama elektriksel frekansı 50-60 hertz ‘dir. Aşık olduğunuzda bu 2 veya 3 katına çıkar ve akım şiddeti artar. Aşık olanların karınlarındaki kelebeklenme etkiside bu yüzdendir.

İki kişi bir ilişkiye başladıklarında veya birbirlerini sevdiklerinde, vücut elektrikleri de birbirleriyle rezonans olur, yani eşitlenir. Bu durum bir radyonun radyo istasyonunu bulması ve o istasyonda durması gibidir. Her iki vücut artık ortak ve daha yüksek seviyede bir frekansta elektrik üretmeye başlar. Bu durum aslında her iki insanın yeni bir yapıda daha güçlü olması ve dinginleşmedir.

Bunu evli çiftlerin zamanla fiziki olarak birbirlerine benzemelerinden görmeniz mümkündür.

Ünlü örneklerden Demirel çifti, Özal çifti veya Ecevit çiftine bakarsanız fiziki yapıda da bir senkronizasyon olduğunu fark edebilirsiniz. Uzun yıllar aynı frekansta çalışan vücutlar böyle birbirlerine benzemektedir.

 Aldatmanın Elektrokimyası

Kadın ve erkekte farklı etkileri olsada aldatmak, özelliklede fiziki olarak aldatmak, iki vücut arasındaki elektriksel uyumun bozulmasıdır.

Özellikle aldatan taraf için kaotik bir dönemin başlangıcıdır. Çünkü vücut frekansı, aynı radyo istasyonu araması yaparcasına bir arama moduna geçecektir. Bu yüzden halk arasında söylendiği gibi “aldatan bir daha aldatacaktır

Aldatma için bir tanımlama yapmak gerekirse buna olsa olsa “kaybolma” diyebiliriz.

Neden aldatılır?

Erkek ve kadının aldatma motivasyonları farklıdır.

Öncelikle toplumsal kültürde erkeğin aldatması normalize edilmiştir. Bu da erkekte anormal bir duygusal sıkıntı oluşturmamaktadır. Onun aklında aldatmak beyaz yalan söylemek gibi normal bir durumdur. Toplumdaki erkeklerde birbirlerini bu konuda teşvik edici davranışlar sergilemektedirler. Bu erkekleri bilinçsiz ve sorumsuz olarak niteleyebilirsiniz.

Bununla beraber yüksek duygusal baskı altında ki erkekler aldatma potansiyeli en riskli sınıftır. Aşırı sorumluluk problemleri olanlar, yüksek stres altında yaşayanlar aldatmaya yönelebileceklerdir.
.

Ancak en tehlikeli aldatma kadınların aldatmasıdır.

Hormonel sorunlar dışında bir kadının aldatması vazgeçme, gözden çıkarma anlamı taşımaktadır. Yani kadın bilerek ve isteyerek, geri dönmemek üzere o elektrik frekansını değiştiriyor demektir. Erkek gibi bir macera için veya duygu baskısı hafifletmek için yapmaz. Çünkü aldatan kadın, erkekle zaten aynı frekansta değildir yani bütünleşememiştir. Çünkü o ilişkideki inancını kaybetmiştir. İnanç en güçlü duygudur ve vücudun tüm elektrokimyasını değiştirir.



Aldatma durumu yaşanan ilişki düzeltilebilir mi?

Bunun birkaç çözüm yolu var.

Ancak taraflar bu aldatma vakasını bildiklerinde iş çok daha zorlaşmaktadır.

Çünkü aldatılan tarafta artık sorun sadece elektriksel değildir. Artık işin içine kişisel duygular, algılar ve olgular girmektedir ki bu aldatılan taraf için tamamen bir fabrika ayarlarına dönme sürecidir. Bu süreci gerçek manada çok kişi kaldıramayabilir.

Bununla beraber çiftlerin samimi olarak bu ilişkiyi sürdürme istekleri varsa aldatma sorununu çözmek mümkündür.

Yaşam Koçu Sevil Tunç

15 Ekim 2019 Salı

Koskoca dünyada yalnız kalırsın...

Hangi duyguyu yaşarsan yaşa,
kalbin isyanda olmasın sakın!
Sürekli şikayet etmek,
mutsuzluktan başka bir şey kazandırmaz.
Öyle bir an gelir ki çekilmez biri olur,
koskoca dünyada yalnız kalırsın...

İyi Bir Kariye İçin 3 Altın Kural

1.) Başkalarıyla kendini kıyaslama.
Önemli olan kişiler değil yapılan iştir.

2.) Karşındaki insanlarda hata arama,
eleştirme,dedikodu yapma..
Sadece kendine odaklan.

3.) Sana verilen görevlere mutlaka
kendinden bir şeyler ekle..
Üretkenliliğini ve farklılığını göster..

Yaşam Koçu Sevil Tunç

İnancını kaybetmiş yürekler vardır..

Bitanem !
Çok geç diye birşey yoktur..
Vazgeçilmiş hayaller,
inancını kaybetmiş yürekler vardır..

Sevin Tunç'tan mesaj

Bitanem !
Aydınlığa ulaşmak için KARANLIĞA
gerekirse DİPSİZ KUYULARA
girme cesaretini göstermelisin...

Yeterki inancını kaybetme.

Belki bu zamana kadar
hiçbir şeydin...
Şuandan itibaren "HERŞEY" olabilirsin...
Yeterki inancını kaybetme.

Yaşam Koçu Sevil Tunç

14 Ekim 2019 Pazartesi

Vurma arkadan insanları.

Rahat olabilmeli İnsan
İstediğinde gülebilmeli
İstediğinde ağlayabilmeli…
Hatta ileri gidip
Güvenebilmeli insan...
Sırtını döndüğünde
Yüreğinde endişe olmadan
Yoluna devam edebilmeli insan…
Bitanem;
Sen sakın hainlerden olma…
Vurma arkadan insanları,

Sadece yola devam etmen…

Hey Bitanem
Bırak başkalarını
Sen kendini aşmaya bak…
Etrafındaki herkes
Yardımcı oyuncu
Başrolde sen varsın…
Yarışın kendinle
Başarı ise
Hemen yanı başında…
Geriye kalan
Sadece yola devam etmen…

Duyguların vardır…

Bitanem;
İyi İnsan Yoktur
İyi Alınmış Kararlar Vardır…
Bitanem;
Kötü İnsan Yoktur
Kötü alınmış kararlar vardır…
Ve bunların sonuçunda
Kişilerin sana Karşı
Senin kişilere karşı
Davranışların,
Tavırların,
Tutumların,
Duyguların vardır…

Olmanı istedikleri kişi değil.. OLMAK istediğin kişi ol...

Heey Bitanem
Toparlanma vakti.
Bilmem farkındamısın?
Giden senin hayatın…
Yok olan senin hedeflerin
Geride kalan senin hayallerin
Bu yaşam başkalarına ait
Sana değil…
Sen SEN değilken
Bu benim yaşamım nasıl dersin…
O böyle istedi
Bu böyle istedi
Böyle yaparsam o daha mutlu olur
Geç bunları Bitanem…
Yeter onun, şunun, bunun İstekleri…
Sen kendi isteklerine
Sen kendi düşlerine bak…
Eğer mutlu olmak istiyorsan
Olmanı istedikleri kişi değil..
OLMAK istediğin kişi ol...

Yaşam Koçu Sevil Tunç

Tertemiz VİCDANINLA…Çok Ama Çok Güzelsin..

İhtiyacımıza muhtaç yaratıldık
Dikkat et Bitanem;
Bu muhtaciyetin seni köleliştirmesin…
Seni kul hakkına sokmasın…
Seni vicdansız yapmasın
Seni duyarsızlaştırmasın
Seni kula kul etmesin
Kişiliğinden ödün verdirmesin…
Ve en önemlisi
Seni senlikten çıkarmasın…
Unutma benim güzel ruhum
Sen senken değerlisin,
Sen Olduğun Gibiyken Mükemmelsin…
Bitanem;
Gerekirse sıradan ol…
Varsın Bilmesinler Nur Cemalini…
Fakat!
İnsanlar İçinde Bir İnsan Ol…
İnan bana
Sen İNSANLIĞINLA,
Tertemiz VİCDANINLA…
Çok Ama Çok Güzelsin..

7 Ekim 2019 Pazartesi

Allah'a bırak Bitanem… Gerisi zaten gelir…

Ah be Bitanem
Kafan karışık,
Ruhun daralmış,
Sardıkça sarıyorsun
Yüreğinde kavgalar ediyorsun…
Böyle olunca
Huzursuzluk tüm hücrelerini sarıyor
Farkındamısın
Ne kadar çok
Niyet sorgular oldun…
Kimselere güvenemez hale geldin…
Bırak artık bunları,
Sen yapman gerekeni yap…
Gerisini sadece ve sadece
En emin olana,
Allah'a bırak Bitanem…
Gerisi zaten gelir…

Yaşam Koçu Sevil Tunç

Bunu kendine yapma…

Çocukluğun
Gençliğin
Bugünün
Yarının
Hatta ve hatta
Önündeki bir saattin
Garantisi Varmı?
YOK tabi ki…
Peki o zaman
İçinde kopan fırtına neden?
Bilirsin Bitanem;
Su akar yolunu bulur…
Gereksiz inat
Huzursuzluk oluşturur…
Gereksiz stres ve kaygı
Seni öldürür…
Geçmişin yükü
Geleceğin kaygısı
Bugünün yok oluşuna sebeptir…
Yapma Bitanem;
Alacağın nefesin bile garantisi yokken
Bunu kendine yapma…

Yorucu bir kişilik olmamaya Özen göster lütfen…

Bitanem;
Kişi her sustuğunda
Söylenenleri kabul etmiş olmaz…
Sadece,
Sabit fikirlilerle
Siyah ve beyaz görüşlülerle
Gri'leri göremeyenlerle
At gözlüğü takmış
Sağa sola bakmayan,
Benim dediğim doğrudur
Tezini savunup
Başkasının fikrine önem vermeyen,
Manasız gurur
Manasız EGO yapanlarla tartışıp,
Boşa vakit harcamak istemiyordur…
Bu söylediklerimi aklında tutup
Yorucu bir kişilik olmamaya
Özen göster lütfen…

Yaşam Koçu Sevil Tunç

Sen kimsenin KARA KUTUSU değilsin…

Ağzında iki kelime
BEN ALIŞKINIM…
Gerçekten mi?
Sen alışkınmısın
Yoksa alıştırıldın mı?
Çok mu hoşuna gidiyor
Milletin dertleriyle dertlenmek
Egolarını tatmin etmek…
Bunu gerçekten istiyormusun?
Ne güzel ya
Onlar sana yüklesin sorunları
Aktarsınlar takılmışlıklarını
Onlar negatif
Sen pozitif…
Sonra onlar pozitif
Sen negatif…
Kendileri rahatlasın
Seni tüketsinler
Sende buna izin ver…
OLMAZ Bitanem
Biraz geri dur
Herkes kendi yolunda gitsin izin ver…
Müsade etme
Cesur ol
Hayır demeyi bil…
Unutma
Sen kimsenin KARA KUTUSU değilsin…

4 Ekim 2019 Cuma

Yola devam etmektir geriye dönmek…

Bitanem
Geriye dönmek
Her zaman
GERİ sarmak değildir…
Bazen
Karakterinden ödün vermeden
Daha olgun
Daha güçlü
Daha kararlı bir şekilde
Yola devam etmektir…
Belki yalnız
Belki eski dostlarınla
Belki yeni arkadaşlarınla
KALDIĞIN yerden
Yola devam etmektir geriye dönmek…

Yaşam Koçu Sevil Tunç

Mutlu olmayı dene…

Etrafındaki gülen yüzler
Mutlu ediyor seni…
Farkındamısın Bitanem
Ne kadarda alışmışsın
Başkalarının mutluluğuyla
Mutlu olmaya…
Kendini her gün defalarca kandırmaya…
Söylermisin lütfen
Kendine ait mutluluğun nerde?
Kendine ait sevinçlerin nerde?
İçindeki boşluk
Onların mutluluğuyla geçer mi?
Sen Sen olmadan
Yüreğin
Kalbin
Yüzün
Gerçekten gülümser mi?
Bitanem
Başkaları gülsün diye değil
Başkalarının mutluluğu için değil
Bir kerede kendin için
Nefes almayı
Gülümsemeyi
Mutlu olmayı dene…

Rabbim elbet cevap verir…

Önce inanmalısın
Sonra niyet etmelisin…
Kalbin ve duyguların
Bir su gibi duru olmalı…
Unutma
Nefes alabildiğin hergün
Yeni bir başlangıçtır…
Ve elbette ki
Niyet varsa
Bir yol bulunur
Sen yeter ki istemesini
Duymasını bil…
Rabbim elbet işitir
Rabbim elbet cevap verir…