Yaşam Koçunuz Sevil Tunç Uyarıyor ! Duygusal Uyuşturucu: Sosyal Medya
Öncelikle bir insanın sosyal medya kullanımı bir sorun
değildir. Çünkü sosyal olma ihtiyacı çok önemli duygusal bir ihtiyaçtır.
Ancak sosyal medya kullanımı gerçek hayattan koparmaya başlıyorsa o zaman bir sorun
vardır ve kişi sorunlarının çözümü için sosyal medyaya yöneliyor demektir. Dişiniz
ağrıyorsa, ağrı kesici bulmanız gerekir ve bunun için eczaneye gidersiniz. Sosyal medya
da insanların gerçek hayatta karşıladıkları ihtiyaçlarının sanal dünyada yapılandırılmış ve
kullanıma göre şekillendirilmiş halidir.
Yani dişiniz ağrıdığında evinizden çıkmadan bir sanal eczaneden sanal ilaç alabilseniz ve
bununla ağrınızı kesebilseydiniz, kesinlikle dışarıya çıkmaz, sadece sanal ortam
eczaneleri tercih ederdiniz.
Sosyal medyada işte tam olarak bunu yapıyor. Bir eczane değil belki ama insanın sosyal
olma ihtiyacını, tatmin olamamış duygularını, ihtiyaçlarını ve çok daha fazlasını sağlayan
bir sanal yaşam alanı açıyor.
Neden gerçeği varken sanal olanı daha fazla tercih etmeye başladık?
Öncelikle 21. yüzyıl insanları çok yalnız ve gittikçe de bu yalnızlık artıyor. Özellikle
şehirlerde yaşayan insanların yoğun çalışma saatleri ve şehir hayatının zorlukları
nedeniyle neredeyse hiçbir şeye vakit bulamaz oldular. İşte bu yüzden sunulan bu
mecrayı sosyal olabilme, sesini duyurabilme, kendini ifade edebilme ve duygusal tatmin
eksiklerini tamamlama alanı olarak görmek gerekir.
Bununla birlikte talep ne olursa olsun tercih edilmeyi sağlayan güçlü faktörlere ihtiyaç
vardır. Bu yüzden sosyal medyayı genel manasıyla iyi analiz etmek gerekiyor.
Sosyal medyada bir tür kişiselleştirilmiş şehir meydanında gibisiniz. Taksim Meydanının
size özel dizayn edilmiş hali gibi de diyebilirsiniz. Her kültürden insan var burada.
Kaynağı veya doğruluğu belli olmayan yoğun bir bilgi kirliliği içinde insanlar birbirleriyle
etkileşimdeler.
Karşınızdaki insanların aklından geçenleri görüyor ve onların geçmişlerine göz
atabiliyorsunuz. Buradaki insanlar, normal hayattakinden farklı olarak size ve başka
insanlara bir vitrinde hayatlarından kesitler sunuyor. Normalde sokakta önünüzden
geçen insanlar hakkında hem bu kadar detay bilgiye ulaşmanız mümkün olmaz ve o
kişiyle hızlı bir etkileşime geçemezsiniz.
İnsan doğası gereği pratik çözümleri seviyor ve hayatına hızlıca dahil ediyor. Sosyal
medyanın sosyal hayattan daha fazla tercih edilmesinin ilk 5 nedenini ortaya koyacak
olursak;
1. Daha Ekonomik
2. Daha hızlı ve zahmetsiz
3. Daha fazla beğenilme imkanı
4. Daha cüretkar ve cesur
5. Daha fazla seçenek
Yani hedeflediğiniz sosyal popülasyona neredeyse hiç para harcamadan, yorulmadan,
son derece yüksek medeni cesaretle girip aynı anda istediğiniz kadar kişiyle sosyal
etkileşimde bulunabiliyorsunuz. Bunu gerçek sosyal hayatta böylesi kolaylıkla
yapabilmek mümkün değil. İnsan doğası gereği pratiklik ve kolaylığı tercih ediyor. Bu
yüzden sosyal medyayı insandan insanı da sosyal medyadan koparmak pek mümkün
görünmüyor.
Çünkü sosyal medya bilinçaltında bir tür duygusal beslenme sahası olarak
konumlandırılıyor. Bu yüzden sosyal medya kullanıcısı hangi duygusunu beslemek
istiyorsa o tür içeriklerin olduğunu alanlara yöneliyor.
En çok tercih edilen içerikler;
Kişisel yayın,
Cinsellik,
Arkadaş bulma,
Eğlence,
Haber ve kişisel gelişim üzerinde yoğunlaşıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder